İrfan Baştuğ caddesi no 5/A
Emekli Subaylar Sitesi 34/2 Esentepe
E-bülten
Arada bizden ve belki gezilerimizden haberdar olmak isterseniz
| Gezi başlangıç tarihi | Gezi bitiş tarihi | Gezi Lideri | Buluşma Yeri | Son kayıt tarihi |
|---|---|---|---|---|
| 20-08-2026 04:00 | 23-08-2026 22:00 | Ayşe Bayvas | Mecidiyeköy-Kadıköy | Satışa Açık |
EGE’DE KENDİ HALİNDE BİR ADA: SAKIZ
Tarih: 20-23 Ağustos (3 gece, 4 gün)
İletişim : 0537 430 31 50
Tur Bedeli: 980 Euro
Tek Kişi Oda Farkı : 150 Euro
Ege’de kendi halinde bir ada… Dünyanın en verimli sakız ağaçlarının olduğu, sakız ağacının belirlediği tarihini günümüze kadar korumayı başarmış bir yerleşme… Ceneviz, Bizans ve Osmanlı izleri… Parke taşlı ve dar sokakları, kule tipi evleri ile birbirinden güzel köyler… Neredeyse olduğu gibi korunan ve içinde yaşanan Orta Çağ yerleşmeleri… Baş döndürücü renkleriyle begonvilli sokaklar, sarhoş eden kokularıyla yasemin ve hanımeli çiçekli bahçeler, bahçelerde su değirmenleri… Serin taşlıklar… Taş duvarlara asılarak kurutulmuş domatesler, toplanan kekikler, kapının önünde dantel ören kadınlar, ağ onaran balıkçılar, sepete asılmış ahtapotlar, tanıdık lezzetler, bildiğimiz insanlar…
Tarih boyunca ticaret açısından önemli olan adada gezerken Ceneviz, Bizans ve Osmanlı izlerini arayacağız. Biraz tarihe göz atıp, çokça fotoğraf çekip, bolca keyif sürecek, her gün denize de gireceğiz.
Program:
Gece İstanbul’dan Çeşme’ye özel aracımızla yola çıkıyoruz. Başka yolla gelmeyi tercih edenlerle sabah Çeşme’de feribot iskelesinde buluşuyoruz.
1.Gün: Sabah feribotuyla adaya geçip gümrük işlemlerimizi tamamladıktan sonra öğle saatlerinde otele yerleşiyoruz. Biraz dinlendikten sonra öğle yemeği ve şehir turu için buluşuyoruz.
Tüm Orta Çağ tarihinde önemli olan ve 10. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilenKale’ye giderken yol üzerindeki Kaptan-ı Derya Melek Mehmet Paşa tarafından 1767’de yaptırılmış olan dört yüzlü mermer çeşme ve Eski Cami gibi Osmanlı izlerini de görüyoruz.
Akşamüzeri 1917’den kalma bir aile konağı olan otelimize dönüyoruz. Adaların alışkanlığına uyarak biraz geç akşam yemeği için yeniden buluşuyor ve hem tanıdık hem de adaya özgü lezzetleri tatmak için yerel bir restorana gidiyoruz.
2.Gün: Güne erken başlayıp narenciye bahçeleri arasındaki Kambos’a gidiyor ve birbirinden etkileyici evlerin bulunduğu sokaklardan arabamızla geçiyor ve kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Kambos, 14. yüzyılda Cenevizli aristokrat ailelerin yaşadığı bölgedir. Kambos’ta yüksek Orta Çağ duvarları ile çevrelenmiş meyve ağaçları dolu bahçelere eski hanedan armalı kapılardan girilir. Her bir evin bahçesinde bir su değirmeni vardır.
Daha sonra dağların arasından geçip denize ulaşarak Lithi’ye varıyoruz. Bütün öğleden sonramızı denizde geçirip akşamüzeri adanın Kayaköy’ü Anavatos’a gidiyoruz. Bu kale köy, deniz seviyesinden 450 metre yükseklikte güney ve batı cepheli konik bir uçurumda ve kuzeye sadece bir tek geçitle bağlanabilecek şekilde inşa edilmiştir. Son durağımız, güneşin Ege Denizi’ne inişini seyredeceğimiz Avgonyma olacak.
Akşam yemeğimiz Avgonyma’da.
3.Gün: Sabah saatlerinde dünyanın en iyi sakızının üretildiği ve işlendiği bölgeye doğru yola çıkıyoruz. Çömlekçi köyü Armolia’da verdiğimiz kısa moladan sonra ilk durağımız volkanik plaj Mavra Volia oluyor. “Siyah çakıl” anlamına gelen Mavra Volia, Psarona volkanının patlaması sonucunda oluşmuştur. Öğle yemeğine kadar burada kalıyor, yemekten sonra boyalı evleriyle göz kamaştıran Pirgi’ye ulaşıyoruz. Pyrgi adı “Pyrgos”tan yani kuleden gelir. Dört yanı kule ile çevrili müstahkem mevkiler, halkın şehrin tehdit altında olduğu zamanlar son korunma yeriydi. Köydeki bütün evler siyah-beyaz dekorludur. Binaların dışı üçgenler, zikzaklar ve daireler gibi geometrik motifler ve yapraklar ve çiçekler gibi bitkisel desenlerle süslenmiştir.
Geç öğleden sonra adanın en otantik kale/köyü olan Mesta’nın keyfini çıkarmak üzere yola çıkıyoruz. En iyi korunmuş fakat adadaki en uzak Orta Çağ kentidir. Tarihi boyunca önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Mesta’da evlerin yan yana, aralıksız inşa edilmesiyle köyün çevresinde korunma duvarı yaratılmıştır. Tüm köy planlanarak bir labirent gibi inşa edilmiştir.
Akşam yemeğimiz Mesta’da.
4.Gün: Sabah erken bir kahvaltı sonrası otelden çıkış yapıyor ve güne On birinci yüzyılda yapılan ve hâlâ yaşayan Nea Moni Manastırı ile başlıyoruz. İmparator 9. Constantine Monomachos ve karısı Zoe tarafından yaptırılmış ve Bakire Meryem’e adanmıştır. Yapı topluluğu ana kilise, 2 daha küçük kilise, yemekhane, keşişlerin alanı ve sarnıçlardan oluşur.
Daha sonra adanın diğer tarafına Vrondatos’a doğru ilerliyoruz ve değirmenlerde mola veriyoruz.
Öğle saatlerinde Lagada’ya varıyor ve deniz kıyısında yemeğimizi yiyoruz. Daha sonra akşam feribotuyla Çeşme’ye geçmek üzere limana gidiyoruz.
Dahil Olanlar
-İstanbul-Çeşme ve Çeşme İstanbul Arası Ulaşım
-Sakız Adası Feribot Biletleri
-3 Gece Konaklama
-3 Sabah Kahvaltısı
-Ada İçinde Araç ile Ulaşım
-Tüm Geziler
-Rehberlik
-Seyahat Sağlık Sigortası
-Dinleme Cihazı
Dahil Olmayanlar
- Öğle ve Akşam Yemekleri
-Müze ve Ören Yeri Girişleri
Bilgi ve Öneriler:
· İstanbul – Çeşme – İstanbul ve Sakız adası içinde ulaşımımız özel araçla olacaktır.
· Adada denize gireceğimiz bazı yerler taşlıktır. Bu nedenle isteyenlerin deniz ayakkabısı bulundurması rica olunur.
· Ada Ağustos ayında çok sıcak olacaktır, bazı yerler esintili olsa bile koruyucu giysi, şapka, krem vb. malzemeleri yanınızda bulundurmanız faydalı olacaktır.
· Sırt çantaları seyahat sırasında eşyalarınızı rahat taşımanız ve ellerinizin boş kalması için daha uygundur. Ancak pasaport, para ve kredi kartlarınızı güvenle taşıyabileceğiniz bir bel ya da çapraz askılı çanta kullanmanızı önemle rica ederiz.
· Islak ve kuru mendil gibi kolay temizlik malzemelerini çantanızdan eksik etmeyiniz.
· Fotoğraf makinalarınız, video kameralarınız, yedek pil ve hafıza kartlarınızın da yanınızda olduğundan emin olunuz.
· 1001 İstanbul’un veya tur liderinin gerekli gördüğü şartlarda tur içeriğine sadık kalınarak programda değişiklik yapılabileceğini de hatırlatmak isteriz.
1.Gün: Sabah feribotuyla adaya geçip gümrük işlemlerimizi tamamladıktan sonra öğle saatlerinde otele yerleşiyoruz. Biraz dinlendikten sonra öğle yemeği ve şehir turu için buluşuyoruz.
Tüm Orta Çağ tarihinde önemli olan ve 10. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilen Kale’ye giderken yol üzerindeki Kaptan-ı Derya Melek Mehmet Paşa tarafından 1767’de yaptırılmış olan dört yüzlü mermer çeşme ve Eski Cami gibi Osmanlı izlerini de görüyoruz.
Akşamüzeri 1917’den kalma bir aile konağı olan otelimize dönüyoruz. Adaların alışkanlığına uyarak biraz geç akşam yemeği için yeniden buluşuyor ve hem tanıdık hem de adaya özgü lezzetleri tatmak için yerel bir restorana gidiyoruz.
2.Gün: Güne erken başlayıp narenciye bahçeleri arasındaki Kambos’a gidiyor ve birbirinden etkileyici evlerin bulunduğu sokaklardan arabamızla geçiyor ve kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Kambos, 14. yüzyılda Cenevizli aristokrat ailelerin yaşadığı bölgedir. Kambos’ta yüksek Orta Çağ duvarları ile çevrelenmiş meyve ağaçları dolu bahçelere eski hanedan armalı kapılardan girilir. Her bir evin bahçesinde bir su değirmeni vardır.
Daha sonra dağların arasından geçip denize ulaşarak Lithi’ye varıyoruz. Bütün öğleden sonramızı denizde geçirip akşamüzeri adanın Kayaköy’ü Anavatos’a gidiyoruz. Bu kale köy, deniz seviyesinden 450 metre yükseklikte güney ve batı cepheli konik bir uçurumda ve kuzeye sadece bir tek geçitle bağlanabilecek şekilde inşa edilmiştir. Son durağımız, güneşin Ege Denizi’ne inişini seyredeceğimiz Avgonyma olacak.
Akşam yemeğimiz Avgonyma’da.
3.Gün: Sabah saatlerinde dünyanın en iyi sakızının üretildiği ve işlendiği bölgeye doğru yola çıkıyoruz. Çömlekçi köyü Armolia’da verdiğimiz kısa moladan sonra ilk durağımız volkanik plaj Mavra Volia oluyor. “Siyah çakıl” anlamına gelen Mavra Volia, Psarona volkanının patlaması sonucunda oluşmuştur. Öğle yemeğine kadar burada kalıyor, yemekten sonra boyalı evleriyle göz kamaştıran Pirgi’ye ulaşıyoruz. Pyrgi adı “Pyrgos”tan yani kuleden gelir. Dört yanı kule ile çevrili müstahkem mevkiler, halkın şehrin tehdit altında olduğu zamanlar son korunma yeriydi. Köydeki bütün evler siyah-beyaz dekorludur. Binaların dışı üçgenler, zikzaklar ve daireler gibi geometrik motifler ve yapraklar ve çiçekler gibi bitkisel desenlerle süslenmiştir.
Geç öğleden sonra adanın en otantik kale/köyü olan Mesta’nın keyfini çıkarmak üzere yola çıkıyoruz. En iyi korunmuş fakat adadaki en uzak Orta Çağ kentidir. Tarihi boyunca önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Mesta’da evlerin yan yana, aralıksız inşa edilmesiyle köyün çevresinde korunma duvarı yaratılmıştır. Tüm köy planlanarak bir labirent gibi inşa edilmiştir.
Akşam yemeğimiz Mesta’da.
4.Gün: Sabah erken bir kahvaltı sonrası otelden çıkış yapıyor ve güne On birinci yüzyılda yapılan ve hâlâ yaşayan Nea Moni Manastırı ile başlıyoruz. İmparator 9. Constantine Monomachos ve karısı Zoe tarafından yaptırılmış ve Bakire Meryem’e adanmıştır. Yapı topluluğu ana kilise, 2 daha küçük kilise, yemekhane, keşişlerin alanı ve sarnıçlardan oluşur.
Daha sonra adanın diğer tarafına Vrondatos’a doğru ilerliyoruz ve değirmenlerde mola veriyoruz.
Öğle saatlerinde Lagada’ya varıyor ve deniz kıyısında yemeğimizi yiyoruz. Daha sonra akşam feribotuyla Çeşme’ye geçmek üzere limana gidiyoruz.
| Gezi başlangıç tarihi | 2026-08-20 04:00:00 |
|---|---|
| Gezi bitiş tarihi | 2026-08-23 22:00:00 |
| Son kayıt tarihi | Satışa Açık |
| Haritadaki adres | Mecidiyeköy-Kadıköy |
Dahil Olanlar
-İstanbul-Çeşme ve Çeşme İstanbul Arası Ulaşım
-Sakız Adası Feribot Biletleri
-3 Gece Konaklama
-3 Sabah Kahvaltısı
-Ada İçinde Araç ile Ulaşım
-Tüm Geziler
-Rehberlik
-Seyahat Sağlık Sigortası
-Dinleme Cihazı
Dahil Olmayanlar
- Öğle ve Akşam Yemekleri
-Müze ve Ören Yeri Girişleri